KARPAL TÜNEL SENDROMU
- Ergoterapist

- 28 Haz 2020
- 3 dakikada okunur
Karpal tünel sendromu (KTS) en sık rastlanan tuzak nöropatidir. Median sinir, bilek düzeyinde, karpal tünel içerisinde kompresyona uğrar. Bu kompresyon sonucunda, kan-sinir bariyeri yıkılarak ödem, enflamasyon ve çevre yumuşak dokuda fibrozis gelişir. Karpal tünel sendromunun çoğu idiopatiktir. Diğer nedenler ise sistemik bozukluklar, lokal faktörler ve aşırı kullanım/çaba gerektiren faktörlerdir. Kırk–altmış yaş arası kadınlarda, erkeklere oranla daha sık rastlanan bir olgudur.
KTS’li hastaların genellikle ilk yakınması, elin ilk üç parmağına yayılan uyuşma ve karıncalanma ile, el bileğinde yanma ve ağrı hissidir. Bu şikayet, özellikle geceleri daha da artar. Eli sallama ile şikayetlerin azaldığı rapor edilmiştir. Zamanla motor liflerin de etkilenmeye başlamasıyla, 2. ve 3. parmağın lumbrikal kaslarında atrofi oluşmaya başlar ve hastada, elde güçsüzlük, beceriksizlik (elden bir şeyler düşürme, ince el becerilerini yapamama) şikayetleri de gelişmeye başlar. Özellikle, el bileğinin uzun süreli fleksiyon veya ekstansiyon pozisyonunda kullanılması, semptomları daha da arttırır.
ERGOTERAPİST NE YAPAR?
Spesifik değerlendirme ve tedavi becerilerini kullanarak, el terapisinde uzmanlaşmış ergoterapistler, hastaların evde ve işte günlük görevlerini ve eğlence aktivitelerini sürdürmelerine yardımcı olmak için işlevi geri yüklemek, bir patolojinin ilerlemesini sınırlamak veya üst ekstremite disfonksiyonunu önlemek için terapötik yaklaşımlar sunar. Bir tedavi seçeneği seçmeden önce el ve bilek için uygun olacak tedavinin doğru değerlendirilmesi gereklidir. Ergoterapistler, bir yaralanmanın kapsamını, sınırlamalarını ve şiddetini belirlemede çok önemli olan deformiteyi, şişmeyi, renkteki farklılığı, genel fonksiyondaki duyarlılığı ve değişimi, yani hareket, güç ve el becerisini değerlendirir.
MÜDAHALE STRATEJİLERİ:
KTS’de, konservatif yaklaşımlar veya cerrahi tedavi uygulanabilir. Tedavide amaç, median sinir üzerindeki kompresyon kuvvetini azaltmaktır. Konservatif yaklaşımlar, fleksör tendon sinoviyumundaki inflamasyonu azaltmayı hedefler. Bu yaklaşım çerçevesinde genellikle, splintleme, non steroid antiinflamatuvar ilaçlar, steroid enjeksiyonu, el terapisi uygulamaları ve iş yeri modifikasyonları, en yaygın kullanılan yöntemlerdir.
El terapisi uygulamaları, genellikle 3–4 hafta süreyle uygulanacak; el bileğini ve metakarpofalangeal (MCP) eklemi nötral pozisyonda tutan splint uygulaması, soğuk uygulama, elektrik ajanları manuel terapi yöntemleri, tendon ve median sinir kaydırma egzersizleri, karpal kemiklerin mobilizasyonu, el bileği fleksiyon/ekstansiyon yönünde çalışmalar , median sinir tarafından innerve edilen kasların kuvvetlendirilmesi, genel anlamda kavrama kuvvetinin arttırılması, gibi yöntemleri içerir.
Özellikle, el bileğinin uzun süreli ve aşırı fleksiyon/ ekstansiyon ya da deviyasyonda konumlanmasını gerektiren araç kullanımı, kuvvetli pinch kavrama ve ince beceri gerektiren tekrarlı işlerin uzun süre yapılması ve vibrasyona neden olan cihazların uzun süreli kullanılması, KTS sonrası açığa çıkan semptomları arttırabilir. Bu nedenle, uygun aktivite ve iş yeri modifikasyonları, ergonomik araç kullanımı, uygun çalışma ve dinlenme periyodlarının belirlenmesi gibi önlemler, hem KTS oluşma riskini azaltır hem de KTS sonrası oluşan semptomların kötüye gitmesine engel olur.
Cerrahi sonrası el terapisi uygulamaları, mümkün olan en erken dönemde başlamalıdır. Gerek açık gerekse endoskopik olarak yapılan karpal tünel gevşetme ameliyatları sonrasında, parmak hareketlerine ilk gün içerisinde başlanırken, el bileği hareketlerine genellikle 5–7 gün içerisinde başlanır. Her iki cerrahi sonrası
da splint kullanımının gerekliliği ile ilgili bir fikir birliği yoktur, fakat genellikle, cerrahi sonrası oluşan ağrının azaltılması için splint ya da bir haftalık kısa kol atel uygulaması, literatürde yaygın olarak tercih edilmektedir. İşe geri dönüş, açık cerrahi sonrası 4.–6. haftalar arasında gerçekleşirken, endoskopik cerrahiyi takiben üç hafta sonrasında gerçekleştiği belirtilmektedir.
KARPAL TÜNEL SENDROMUNDAN KORUNMAK İÇİN NE YAPILABİLİR?
Bileğizi sıkan saat, bileklik vb. aksesuarları kullanmayın.
Elleri yoracak şekilde arka arkaya tekrarlanan hareketlerden kaçının ve aşırı ağır yükleri kaldırmayın.
Herhangi bir cismi çok sıkı tutmayın elinizi ara ara dinlendirin.
Bilgisayar-daktilo kullanırken elinizi 20-25 dakikada bir dinlendirin, elinizi uzun süre bükülü tutmayın.
Ani bilek hareketlerinden kaçının. KAYNAKÇA
Serarslan, Y., Melek, İ. M., & Duman, T. (2008). Karpal tünel sendromu. Pamukkale Tıp Dergisi, (1), 45-49.
Öksüz, Ç. (2015). Üst ekstremite tuzak nöropatilerinde rehabilitasyon. Totbid Dergisi, 14, 529-36.


Yorumlar